Bir insanın tevellüt anında, gökyüzünde belirli bir gökcismi göze çarpıyorsa, o yıldız, gezegen ya da asteroidle aynı ucuz haiz yaradan yahut tanrıçanın mitolojik hikayesi, o insanın hayatında esas bir temayı oluşturur.
Mezopotamya’nın ilk astrologları, ilah ve tanrıçaların gezegenlerde oturduklarına ve onların göksel hareketleriyle, insanların hayatlarının gidişatını yönettiklerine inanırlardı. Astroloji, bizi çevreleyen gökyüzündeki seyyare hareketlerinin, burada, yeryüzündeki olaylarla ne şekillerde ve kesinlikle rabıtalı olduğunu inceler. ( geniş Kozmosu zarfında barındıran dar evren düşüncesi). yaradan ve tanrıçaların mitolojik hikayeleri, gezegenler ve ciddi âdemoğlu deneyimleri arasında, sonrasız ve fena benzeyen bir temas vardır.
çağdaş kültürde, mit kelimesi harbi olmayan bir şeyi anlatan bir mazmun kazanmıştır. meğer ki, antika insanlara göre, mitler, onların geleneklerini ve bilgeliklerini depoladıkları bir selen havuzuydu haricen bakıldığında, mitler insanlığın yaratılış hikayelerini ve tarihini nâkil sözlü efsanelerdir ama özünde, kişioğlu psikolojisini anlatır.
terapi kelimesi, Yunanca ‘therapia’, ‘Tanrılara hizmet etme’ anlamına gelir. antik iyileştirme metotlarından biri, hastalığın belirtilerini tanımlamak ve bu belirtileri belirli bir ilah evet da tanrıçanın nefis özellikleriyle ilişkilendirmekti. Hasta, daha sonra adaklar sunmak, kutsi ayinlere akseptans istem geçirmek ve ruhsal, bedenî şifalanmayı elde etmek için, o tanrının tapınağına hacca gönderilirdi. Her bir tanrı, bugün bizim ‘kompleksler’ olarak tanımladığımız, bir dizi film semptomun somutlaşmış halidir. Mitolojik hikayeler sağlığa ve bütünlüğe giden yolu gösteren sim direklerini ortamında barındırırlar.
Arketipsel psikolojiye göre, mit bilinçdışının katıksız dilidir. Carl Jung, mitleri “ruhumuzdaki zararlı motifler” olarak tanımlamıştır. Joseph Campbell ise, “ tam tanrı ve tanrıçaların , kişiliğimizin etkin güçleri olarak, içimizde yaşadığını” belirtmiştir. Onların mitolojik biyografileri, hayatımızı yönlendiren ve şekillendiren gerçek güçleri söz gelişi ederler. Bunlar, elimizde bulunan olan temel karakterler ve baş senaryolardır. Mitler vasıtasıyla ferdî bir medlul buluruz.
Yıllar geçtikçe, mitolojik tanrılara göz açımız, kişileştirilmiş hu ve ilahe görüşünden, psişenin (esas ruhun) varlıklarına yakın değişmiştir. Astrolojide bu ruhsal güçler kişiliğimizin başka bölümlerini simgeleme eden gezegenler aracılığıyla sembolize edilirler. Astroloji, beşer deneyimi arenasındaki dünyasal gerçeklikle, arketipler dünyası arasında köprü kuran bir araçtır.
Son zamanlara denli birçok astrolog insan deneyimini tarif etmek için, yalnızca 10 arketipsel enerjiyi havi 10 gezegen sistemi ile çalıştılar. 1800’lü yılların başından beri, bunlara munzam olarak, mahsusen mars ve Jüpiter arasında güneş sistemi ortamında yörüngede binlerce gökcismi ve asteroid keşfedildi. Bunların bir çoğuna ayrı ayrı kültürlerden mitolojik allah ve tanrıçaların ismi verildi. su anda, adam davranışını takip etmek adına, aşırı elan hoşgörülü bir yelpazede arketipsel enerjilere sahibiz.
Bu mitolojik arketiplerin , kendilerini elbette gözler önüne serdiklerine en filinta nazir Hillary Clinton’ın hayatında görülebilir. veladet haritasında asteroid Hygiea yükselmekte ve Yükselen’iyle kavuşum yapmaktadır. ‘Hijyen’ kelimesi, Hygiea kelimesinden türemiştir. Hygiea, özellikle, hami em anlamına mevrut dirimlik tanrıçasıydı. Hillary’nin bu enerjiyi keyif hizmetleri reformu için çalışırken kullandığını görüyoruz. vesair bir misil de, Hillary’nin Ay’ının kariyer/toplumsal ün evi olan 10. ev’de asteroid Lilith ile yaptığı kavuşumdur. Mitolojik Lilith uçmak Bahçesinde Adem’in ilk karısıydı. eril hiyerarşik otoriteye ortalık okuduğu, itaat etmeyi reddettiği ve erkeğin eşiti olarak sergilediği vakfe cihetiyle cezalandırıldı, nefiy edildi ve bir şeytanmış kabil gösterildi. Hillary politik alanda gücünü azaltmaya ve onu gözden düşürmeye müteveccih birçok ahlaksız saldırının hedefi olmuştur. Onun, böyle bir pederşahi düzende liderliği üstlenmesi, Lilith’e layık bir yürek sergilemesi sonucu olabilir.
Carl Jung, ‘Gezegenler tanrılardır ve bilinçdışı güçlerin sembolleridir.‘ demiştir. Mitler ruhun dilidir. Bu gücük örneklerde doğumumuzdaki gezegensel düzenle eser edilen üniversal ve zararlı temaların, zaman içimizde nite yaşamaya devam ettiğini görebiliriz. Bunlar ömür deneyimlerimizi şekillendiren ve onlara elan gen bir anlam veren güçlerdir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder